Kilo vermek isteyenlere basitçe şunlar tavsiye edilebilir:
- Sabah kahvaltısı yapın. Bu diğer öğünlerde az yemenizi de sağlayacaktır.
- Öğün sayısını azaltmayın. 3 öğün yemek yiyin. Hatta ara öğünler şeklinde öğün sayısını artırın.
- Sebze ve meyve tüketimini artırın.
- Alkol tüketiminizi azaltın veya tamamen bırakın. Alkol, yüksek kalorisi nedeniyle gün boyu tatlı isteğinizi de artıracaktır
- Çikolata vb. şeyler atıştırmak yerine örneğin bir elma yiyin.
- Yemeğinizi yavaş yavaş yiyin. Hızlı yemek yediğinizde, doyduğunuzu anladığınızda zaten gerektiğinde fazla yemişsinizdir.
- Hayvansal (doymuş) yağlardan kaçının.Tavukların derilerini, etlerin yağlı kısımlarını ayırın.
- Katı yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçek yağı ve mısırözü yağı gibi bitkisel yağlar kullanın.
- Bol bol su için.
- Mümkünse hergün aynı saatte kalkın. Yaklaşık 7-8 saat uyku yeterlidir.
- Yemeklerden sonra dişlerinizi fırçalayın. Diş fırçaladıktan sonra muhtemelen canınız bişey yemek istemez.
- Tatlı yemekten kaçının. Daha az tatlı tüketin.
- Tuz ve şeker kullanımınızı azaltın. Yemeğin tadına bakmadan tuza uzananlardasanız bu huyunuzdan vazgeçin.
- Spor yapın. Sadece yediklerinize dikkat ederek kilo veremeyeceğinizi unutmayın.
- Hayatınıza hareket katın. Arabayla gittiğiniz kısa mesafelerde yürümeyi tercih edin. Otobüsten bir durak erken inin. Asansör yerine merdiven kullanın. Çeşitli aktivitelere katılın.
- Boyunuza oranla ideal kilonuzu öğrenin. Gereğinden fazla kilo vermemiş olursunuz. İdeal kilonuzu buradan öğrenebilirsiniz: ideal kilo
Bölgesel zayıflama nedir?
Bölgesel zayıflama vucudun göbek, bel, basen bölgelerinde biriken yağların yok edilmesi için kullanılan yöntemlerdir.
Ultrasonik zayıflama bu amaçla kullanılan yeni bir zayıflama yöntemidir.
Yapılan bilimsel çalışmalar ultrasonik zayıflama sisteminin etkin ve güvenli olduğunu göstermiştir.
Gelişmiş Avrupa birliği ülkelerinde de bizim kullandığımız bu cihaz yaygın olarak kullanılmaktadır.
Özellikle diyet ve spora rağmen kurtulamadığınız bölgesel yağ birikintilerine uygulanır. Bu vücut bölgelerindeki yağ dokuyu eriterek, yağ hücrelerinin bütünlüğünü bozarak buradan uzaklaştırılmalarına yardımcı olur.
Bölgesel zayıflama için
hangi yöntemler kullanılmaktadır?
1.Liposuction bölgesel yağları ameliyatla vakumlamak suretiyle bölgeden alan cerrahi bir yöntemdir.
2. Lipoliz adı verilen ve birtakım kimyasal maddelerin deri altına enjeksiyon yoluyla uygulanarak yağların eritilmesi yöntemi kullanılmakta idi. Fakat sağlık bakanlığı kullanılan kimyasalların insan sağlığına zarar verme kaygısı ile bu uygulamaları yasakladı.
3. Ultrasonik bölgesel zayıflama yöntemi bu yöntemlerin ameliyatsız ve ilaçsız bir alternatifidir. En yeni seçeneklerdendir.
Florence Nightingale Obezite Kliniği'nde hastalar, hem uzman kontrolünde zayıflıyor hem de eğitim alıyorlar
Sağlıklı zayıflama okulu
Florence Nightingale Hastanesi Diyabet Obezite ve Metabolizma Hastalıkları Merkezi Başkanı Prof. Hasan İlkova'ya göre, hastalara sadece diyet ve ilaç vermek yetmez. Bu nedenle merkezde, lif, karbonhidrat gibi kavramlardan habersiz hastalara eğitim veriliyor, hastaya özel programlarla yeni yaşam tarzı kazandırılıyor.Prof. İlkova'ya göre, obezitenin en önemli artış nedeni fast-food değil, hareketi azaltan teknoloji
Obezite, yani şişmanlık, hem dünyada hem de Türkiye'de gün geçtikçe artan bir sorun, daha doğrusu ciddi bir hastalık. Çok sıklıkla kalp-damar hastalıkları, diyabet, yüksek tansiyon, kolesterol gibi ciddi hastalıkları da beraberinde getiren obezite, özellikle ABD'de son 20 yıl içinde çok ciddi bir şekilde artmış durumda.
Türkiye'de de durum pek iç açıcı değil. Obezite tedavisi konusunda ise hâlâ pek çok eksik söz konusu. Uzmanlar, obezitenin bir hastalık olduğunu, dolayısıyla tedavinin sadece tek bir diyetisyenin değil de, ciddi bir ekip tarafından ele alınması gerektiğini vurguluyorlar. Bu anlayışla yeni hizmet vermeye başlayan Florence Nightingale Hastanesi Diyabet Obezite ve Metabolizma Hastalıkları Merkezi'nde, verilen kiloların kalıcı olması için özellikle hasta eğitimine önem veriliyor. Çünkü hâlâ pek çok hasta karbonhidrat veya lifli gıdanın ne demek olduğunu bilmiyor. Beslenme uzmanları, iç hastalıkları uzmanları, kardiyologlar, fizik tedavi uzmanları gibi ciddi bir ekipten oluşan merkeze ise genellikle kadınlar başvuruyor.
Uzmanlar, Türkiye'de yaşayan 65 milyon nüfusun yüzde 18-20'sinin, yani yaklaşık 15 milyona yakın insanın obez olduğunu ve buna karşı mutlaka önlem alınması gerektiğini vurguluyorlar. Uzmanlara göre 1960'lı, 70'li yıllarda Türkiye'deki diyabet sıklığı erişkin nüfusta yaklaşık yüzde 2'lerdeyken, şimdi bu rakam yüzde 8'lere yaklaşmış durumda. Yani neredeyse 4 kat artış var. Obezite ve obeziteye bağlı olarak ortaya çıkan ikincil hastalıklardaki bu artışın, fast-food ağırlıklı beslenmeden kaynaklandığı belirtiliyor.
Oysa teknoloji geliştikçe ve yaşam kolaylaştıkça yaygınlaşan hareketsizlik, kilo sorunlarına, hatta obeziteye yol açan çok daha önemli bir faktör.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Endokrinoloji Metabolizma ve Diyabet Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan İlkova başkanlığında hizmet vermeye başlayan Florence Nightingale Hastanesi Diyabet Obezite ve Metabolizma Hastalıkları Merkezi'nde obeziteyle ilgili sorularımızı, Prof. İlkova'ya yönelttik..